Eskişehirspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eskişehirspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ocak 2011 Cumartesi

İkinci Yarıda da Kayıbız !


İlk yarıda beklediğimiz oyun ve puanları alamamış olmamız ikinci yarıyı daha önemli hale getirmişti ancak görünen o ki değişen fazla bir şey olmamış takım üzerinde. Hal böyle olunca artık ciddi bir biçimde taraftarlar olarak kötü senaryolara hazırlıyoruz kendimizi. En önemli sıkıntımız şu an için savunma olsa da bundan başka takım olma yolunda da büyük problemlerimiz var. Organizasyon olarak birbirinden çok kopuk oynayan oyuncuların yanı sıra belli bir sistem üzerinden hareket etmememiz bizi ilerleyen haftalarda daha sıkıntılı hale getirecek gibi gözüküyor.


Maça geçersek eğer iki takımda oyuna kontrollü başladı ve ilk yarı maç karşılıklı cılız ataklarla geçti. 45 dk. boyunca üstünlüğü ele geçiren taraf yoktu, bizim ise ele geçirebilecek bir görüntümüzde yoktu ki öylede oldu. İkinci yarıya Eskişehirspor istekli, baskılı başlayarak kalemize gelmeye başladı. Bu dakikalarda kazandıkları bir duran topu iyi kullanarak tartışmalara neden olan bir gol kazanarak oyunu lehine çevirdi. Gol sürecinde takımın adam paylaşımında yaşanan sorun Serdar’ın hakeme bakışlarıyla birlikte golü getirdi. Bundan sonra geliştirdiğimiz şuursuz ataklardan hiçbiri net bir pozisyona giremememize ve rakibin kontralarına sebebiyet verirken maçta 1-0 Eskişehirspor’un galibiyetiyle sona erdi. Eskişehirspor haklı bir galibiyet alarak üst sıralar için umutlanırken bizim ise stresimiz daha da artmış oldu. Rakipte Erkan Zengin gerçekten çok iyi bir maç çıkartırken bizde ise tek ayakta kalan ve mükemmel bir oyun sergileyen yeni transferimiz Azofeifa bu maçtan çıkarabildiğimiz tek olumlu gelişme oldu. Azofeifa bugünkü oyunuyla Gençlerbirliği’nde belki de son altı senenin en iyi orta saha performansına imzasını attı.

Önümüzde amaç olarak yalnızca Türkiye Kupası var ve hafta içi bizim için sonucunun çok önemli olduğu Fenerbahçe ile oynayacağız. Umarız takımımız artık bu maçı unutup işine yarayacak bir sonuçla dönmek için iyi bir hazırlık yapar. Tabi asıl önemlisi işin ciddiyetinin farkına varıp devam eden transfer sezonunda gereken müdahalelerin yapılması. Biz daha çok bunu bekliyoruz.

20 Ocak 2011 Perşembe

İkinci Yarı Eskişehir’le Başlıyor.

Ligin ilk yarısının ardından beklentileri karşılayamayan iki takım 18. hafta mücadelesinde Ankara’da karşı karşıya gelecek. Yeni transferlerle ilk lig mücadelesine çıkacak olan takımımız da ilk yarının son haftaları kadar olmasa da yine eksik oyuncular bulunuyor. Eskişehirspor ise kadrosundan 6 isimle yollarını ayırdıktan sonra transfere gerek duymadı şu zamana kadar. İki takımında galibiyet almak için uğraşacağı maç öncelikle umarız ki taraftarlar arasında centilmenlik çerçevesinde geçer.


 
Yeni bir kadroyla sahaya çıkacağımız bu karşılaşma öncesi takımımızda yaşanan en büyük problem savunma zafiyeti. Sezon başında Curri’nin sakatlığı, devre arasında ise Orhan’ın aldığı ceza sonrası bu bölge bizim için oldukça sorun olmaya başladı. Yapılması muhtemel transferlere kadar çokça sıkıntı yaşayacağımızı düşündüğüm bu bölgede ilk sıkıntıyı Eskişehirspor hücumcularının yaşatması muhtemel. Bunun dışında yapılan transferler ve Harbuzi ile Zec’in iyileşmesi sonrası orta saha ve forvet hattında ilk yarıya oranla daha iyi olduğumuzu söyleyebilirim. Kolay dağılan bir ekip olduğumuzdan dolayı özellikle bu tabloda gol yememeye çok daha dikkat etmeliyiz. İlk 11’in aşağıdaki şekilde sahaya çıkacağını düşünüyorum.


İki takım arasındaki istatistiklerde son dört karşılaşmanın beraberlikle sonuçlandığı görülüyor. Her ihtimal ve sonuca açık olan bu karşılaşmada benim tahminim 2-2. Takımdan beklentim ise fazla pozisyon vermeden iyi mücadele etmesi. Bunu başarabilirsek kazanan tarafta olabiliriz.

15 Ağustos 2010 Pazar

Sezona 1 Puanla Başlıyoruz.

Maç öncesi özellikle kendi takımımı düşündüğüm ve Rıza Çalımbay’ın takımlarını bildiğim kadarıyla maçın en olası sonucu beraberlikti. Ve gol sıkıntısı çeken iki takımın mücadelesi yine golsüz sona erdi. Maç sonrası iki teknik adamın görüşlerine de bakarsak onlarda 0-0 düşünüyorlarmış zaten gibi maçı özetlemişler. Ligin ilk haftasındaki bir puan iyidir diyelim ama ilerleyen haftalarda bu bir puanın değerli olmasını sağlayacak sonuçlar alır mıyız biraz şüpheli duruyor bu. Olası transferler sonrası daha net konuşabiliriz.


Maç sonucu her ne kadar tahminler doğrultusunda çıksa da kadro beklediğimden oldukça farklıydı. Maç öncesi son anda Orhan Şam’ın sakatlığının ciddi olduğunun anlaşılması Aykut’un yerine stoper oynaması beklenen Mahmut’un sağ beke, Kulusic’in ise stopere çekilmesiyle normal geri dörtlüden oldukça farklı bir dörtlüyle sezona başladık. Orta sahada ise Cem Can’ın yanında sezon başı gönderilecekler listesinde yer alan ancak kulüp bulunamayan Bilal Çubukçu’ya şans vermiş Thomas Doll. En şaşırtıcı tercih buydu çünkü basında yer alan yeni transfer M.Stewart ve Jedinak’ı Doll’ün istememesi haberleri gerçeği yansıtıyor gibiydi. Olası bir tercih sebebi de orta sahadan hücuma top verebilecek orta saha eksikliğimizi Bilal’le doldurmak istemesi görünebilir. Ancak Bilal ciddi bir hazırlık dönemi geçirip fizik gücünü üst düzey hale getirmediyse ve önümüzdeki maçlarda da düşünülecekse işimiz çok zor olabilir bu bölgede. Hücumda dikkat çeken nokta ise Ermin Zec’in maça santrafor olarak başlamasıydı ki daha öncede belirttiğim gibi bu bölgede oynarsa istenilen performansın alınması çok zor. Sahaya sürülen 11 şu şekildeydi.


 Kısaca geçtiğimiz sezonla bu sezonun ilk maçı arasındaki farklar nedir diye bakarsak o kadar yeni oyuncuya rağmen değişen fazla şeylerin olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. İyi alan daraltan, rakibe fazla açık vermeyen, bunları yaparken sert hareketlerden uzak duran takımımızın iyi özellikleri ilk maç itibariyle de kendini gösterdi. Bunun dışında maçın kendi adımıza iki net pozisyonu kontrataktan geldiği için bu da artı bir özellik diyebiliriz. Çünkü geçtiğimiz sezon kontradan en az pozisyon bulan takımdık belki de. Çözüm bulamadığımız veya bulmak için uğraş vermediğimiz kötü yanlarımız ise ofansif anlamda çoğalma, pozisyon zenginliği üretme ve bunun devamında gol atabilme, tüm gol umutlarımızın yine bir iki ismin özel yeteneğine bağlı oyun anlayışı, özellikle hazırlık maçlarında kendini gösteren duran toplardan çok gol yememiz, hava üstünlüğümüzün az olması, Serdar’ın maçın başlarında bile topu oyuna yine çok geç sokması gibi pek çok durum sayabiliriz. Yinede bu defansif özelliklerimizi koruyabilip sonuca giden futbolcular bulabilirsek ki bu bir orta saha ve santraforu şart koşuyor o zaman şu andaki durumumuza göre çok iddialı konuma gelebiliriz.

13 Ağustos 2010 Cuma

2010-2011 Sezonuna Eskişehir’de Başlıyoruz.

Orta sıralarda bitmiş bir sezondan sonra yeni umutlarla yeni bir sezona daha başlıyoruz. Öncelikle sadece sportif olayların konuşulduğu güzel bir sezon geçirmemizi diliyorum. Takımımızı ise görmek istediğimiz başarılarla. Cumartesi günü saat 22.00’de oynanacak maçı Halis Özkahya yönetecek. Kendisi bir önceki sezon Eskişehir-Gençlerbirliği arasındaki 0-0 lık maçı da yönetmişti. Bu benzerlik skorada yansıyabilir diye düşünmekteyim.



Takımda maç öncesi en büyük sıkıntı Ankaragücü maçında sakatlanan ve 6 ay forma giyemeyeceği söylenen Mustafa Pektemek. Bir önceki sezonun en çok gol atan ismi olan Mustafa ve sonrasında en çok gol atan isim Kahe’nin takımdan ayrılmasıyla oynaması muhtemel isim Billy Mehmet. Kendisinin golcülük yeteneği konusunda ise büyük soru işaretleri var. Aykut Demir ise maça günler kala sakatlandı ve onunda sakatlığının 2 hafta sürmesi bekleniyor. Başka ciddi bir eksik bulunmuyor. Bunun dışında sakatlıktan kurtulan ve antrenmanlarda iyi form gösteren Harbuzi ise sevindirici haber. 90 dk. yı kaldırabilecek kondisyon varsa kadroda pozisyon üretebilecek bir isim olur ve bu da beni umutlandırır. Hazırlık maçlarında ve geçen sezondan gördüğümüz üzere takımın ciddi anlamda pozisyona girememe sıkıntısı var. Bu durumda gol atmakta epey zorlaşıyor. 3 defansif özellikli orta saha olasılığını düşünürsek benim için kritik bir önemde kendisi. Muhtemel kadroyu ise belki bir iki değişiklikle şu şekilde düşünüyorum.



Eskişehirspor ise bana göre bu sezonun en iyi transfer yapan takımlarından birisi aldıkları isimlere bakarsak eğer. İyi bir takipçisi olmadığım için bilemiyorum eksik bölgeler nerelerdi ve hepsi giderildi mi ancak çok beğendiğimi söyleyebilirim transfer politikalarını. Bakalım bu transferler onlara ne gibi katkı sağlayacak. Eskişehirspor Süper Lig’e çıktıktan sonra yaptığımız 4 karşılaşmanın 3’ü beraberlikle sonuçlandı ve Eskişehirspor’un galibiyeti yok. Bu karşılaşmaya çok önem verdikleri tüm camia tarafından dile getirildi. En azından bizimkilerden daha fazla istekliler veya dışarıya belli etmiyoruz. Zor ve zevksiz bir karşılaşma olacağını düşünüyorum. Bu maç için tahminim gol sayısının 1’den fazla olmayacağı yönünde. Düşündüğüm en olası sonuç ise golsüz bir beraberlik.