Özkan Karabulut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Özkan Karabulut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2011 Cumartesi

Kötü başladık, daha iyi bitirebilirdik…


Maç öncesi belirttiğim gibi maç iki takım açısından ligdeki puan, sıralama ve buna bağlı olan amaç açısından bakıldığı zaman sıradan bir lig maçından fazlası değildi. Maçın önemi iki takımında esas hedefi olan, bu sene bir şeylerin başarıldığını göstermesi açısından bir derece başarı sayılan Türkiye Kupası’nın olası finalist takımları olmasından ileri geliyordu. Maç iki takımında rahat oyun sergilemelerinden olsa gerek futbol adına keyif vericiydi. Temponun çoğunlukla yüksek olduğu karşılaşmada karşılıklı ataklar, yakalanan pozisyonlar maçı güzelleştirdi, olası final için futbolseverler adına umut verici bir karşılaşma oldu. Genel olarak güzel geçen karşılaşmanın ilk maçtaki gibi en göze çarpan çirkinliği hakem İlker Meral oldu. Kendisi öncelikle geniş vücudunu inceltene kadar hakemlikten uzaklaştırılmalı diye düşünüyorum.
Maçın 90. lık bölümünü kısa bir değerlendirmeye alırsak; bizim açımızdan son haftalardaki görüntümüzden farklı bir maç olduğunu söyleyebiliriz. Önceki maç yazılarımda da belirttiğim gibi maçlara hızlı başlayıp, sonunu getiremeyen takım kimliğimiz bu hafta kötü başlayıp iyi bitiren şekline dönüştü.  Bu farklılıktaki ortak nokta ise takımın maçı isteyip istememesi, gol atma düşüncesinin belirli anlarla sınırlı olması. 2-0’dan sonraki görüntümüz kaleye oynamak şeklinde gelişirken 2-2’den sonraki görüntümüz ise skoru koruma düşüncesiyle oyunu yavaşlatma yönünde olunca gol pozisyonu oluşturabilecek pozisyonlarımız başlamadan bitmiş oldu. Takıma yatkın olan oyun şeklimizi olabildiğince uzun dakikalar tutmayı başarabilsek şu andaki sıralamamızdan daha yükseklerde olabilirdik. Maçla ilgili olarak dikkat çekmem gereken nokta son haftalarda kendine göre olağanüstü bir performans ortaya koyan Jedinak ile genç kalecimiz Özkan’ın iki haftadır kaleyi devralmasıyla birlikte devleşmesi. Serbest vuruştan jeneriklik bir gole de imzasını atan Jedinak oynadığı oyunla son zamanlarda transfer dedikodusu içinde olduğu Everton’a gitmek istediğini gösterir oyununa bu haftada devam etti. Genç kalecimiz Özkan’ın Türk futbolu içinde büyük bir değer olduğunu, birinci kalecimiz görünümündeki Serdar’ın oldukça düşen performansından sonra kaleyi devralması düşüncemiz Serdar’ın sakatlığıyla birlikte ancak gerçekleşti, dileğimiz haksızlığa uğramayıp kaleden uzaklaştırılmaması.

Artık ligin sonunu beklemeye tamamen başladık diyebiliriz, bundan sonraki haftalar hem yeni sezon için yeni bir oluşum içerisinde değerlendirmeli, hem de kupaya olan motivasyon tamamen sağlanmalı. Finale giden yolda son maçımızı bu perşembe İ.B.B.’ye karşı kendi sahamızda oynuyoruz. İlk maçta elde ettiğimiz avantajlı skoru bu maçta da lehimize kullanarak turu geçeceğimize inancımız tam. Umarız bu inancımız yerini hüsrana bırakmaz ve kötü giden sezonu iyi bir finalle kapatmış oluruz. Haydiiii Gençler…

10 Nisan 2011 Pazar

Galibiz, Mutluyuz…

Yeni sezon başladığından beri sıkıntılı günler geçiren ve halada bunu atlatamayan takımımız son iki haftada almış olduğu farklı galibiyetlerle bizleri sevindiriyor. 28 maç sonunda attığımız 35 golün 1/5’ini son iki karşılaşmada atarak sezon boyunca beklediklerimizi yeni görüyoruz ama özellikle kenar yönetimde ve bazı bölgelerdeki sıkıntılarımızı da görmezden gelmemek gerekiyor. Bu olumsuzlukları kenara atarak maçı değerlendirirsek rakibimiz Kayserispor son haftalardaki düşük performansını devam ettirdi ve bizde kazanmak istediğimizi göstererek net bir galibiyet aldık. Bundan sonraki 6 haftalık periyotta motivasyonumuzu kaybetmezsek eğer ilk 10 sıra içerisinde kendimize yer bulabiliriz. Ancak bundan daha önemlisi elbette ki bugün tribün olarak da sık sık belli ettiğimiz gibi Türkiye Kupası’nı kazanmak.


Kayserispor karşısına her şeyden önce kimsenin beklemediği sürpriz isimlerle çıkarak başladık. Kalede Serdar’ın yerine yerli David de Gea (en azından şimdiye kadar izlediğimiz performansıyla) yani genç milli kalecimiz Özkan, hücumda ise Hurşut’un yerine görmek istediğimiz isim Zec ile başlayarak daha verim alacağımız 11’e döndük. Serkan Çalık ise sakatlığı sebebiyle olmadığı için yerine Yasin tercih edildi. Maç öncesi yazımda da belirttiğim gibi maça yine iyi başlayarak ve rakibe golü attığımız dakikaya kadar sadece bir pozisyon vererek iyi başladık. Mustafa Pektemek ne kadar kaliteli bir santrafor olduğunu gol vuruşundaki becerisiyle gösterdi. Sonrasında ise bir geriye çekilme olsa da fazla sorun olmadan ilk yarıyı bitirdik. İkinci yarıya ise Bld. maçında olduğu gibi geriye yaslanarak, pas organizasyonu yapamayarak başladık ancak neyse ki gol yollarındaki en önemli diğer silahımız Zec’in muhteşem vuruşuyla 2-0’ı yakaladık ve rahat bir nefes aldık. Bu dakikadan sonra iyi bastıran Kayserispor attığı golle bize karşılık verse de bundan sonraki dakikalarda fazla etkili olamadı ve bizde maçın sonlarında bulduğumuz iki golle maçı farklı kazanarak iyi bir moral kazanmış olduk.


Maçın en iyi performansı son iki maçta olduğu gibi bana göre Jedinak’tı. Son günlerde ismi Premier Lig takımlarından Everton’la anılan Jedinak bununda etkisiyle olsa gerek performansını oldukça artırmış durumda. Son iki golün birini atan birinde de asist yapan, her şeyden önemlisi iyi mücadele ederek ve isabetli paslar atarak takımı yönlendiren Jedinak takdir edilecek bir performans gösterdi. Kaledeki genç ismimiz Özkan ise hem kurtarışlarıyla hem de kaleciler için büyük sorun olan yan toplardaki başarısıyla dikkat çekerek birinci kalecimiz olması gerektiğini gösterdi. Sahada olan diğer futbolcularımızda bugünkü iyi performanslarıyla göz doldurdu. Esas başarı için ise tüm sezon değerlendirilip geleceğe dair adımlar atılmalı ve artık belli bir amaç için uğraşılmalı böylesine köklü ve olanakları büyük olan kulübümüzde. Haftaya finale kalmamız durumunda büyük olasılıkla rakibimiz olacak Beşiktaş ile oynayacağız ve bu maçta göstereceğimiz performans büyük önem taşıyor esas hedefimiz için, umarım bu maçı da başarılı bir futbolla sonuçlandırmasını biliriz.

3 Ekim 2010 Pazar

Beklenen Oyun, İstenmeyen Sonuç 3-0


İstatistiki anlamda oldukça başarısız olduğumuz deplasmandan yine bu istatistiği devam ettirecek bir sonuçla daha ayrılmış bulunmaktayız. Öncelikle maçın geneline bakarsak ve geçtiğimiz sezonun aynı maçını düşünürsek skorun aynı olmasıyla birlikte oyununda hemen hemen aynı olduğunu görebiliriz. Maç düşündüğüm şekilde geçti, o yüzden sürprizle karşılaşmadım. Sonuçta bana göre sürpriz değil çünkü bu tür oyun anlayışında hataları yapan takım kaybeder. Bu da maalesef biz olduk.

Kadromuz geçtiğimiz haftanın kazanan takımıydı, yani bir değişiklik olmamıştı. Anlayışımız ise öncelikle gol yememek, kazanılacak toplarda ise etkili olmaktı. Maç boyunca anlayış olarak herhangi bir sıkıntımız olmadı, taktiksel yayılımda yinede başarılıydı bu eksik kadroya göre. Sonucun bu kadar kötü olmasının temel sebebi golü erken yememizdi. Bu gole baktığımız zaman sol kanattan kale çizgisine yakın orta, yanlış defans kurgusu sonucu rakibin rahat kafa vuruşu ve gelen gol. Maç öncesi analizimde belirttiğim gibi maçın kırılma noktası da bu oldu. Bu dakikadan sonra bizim oynamamız gereken oyunu Fenerbahçe oynadı ve ikinci golü de bizim yapmamız gereken şekilde yani kontrataktan buldu. İkinci golden sonra ise ortada geçen maçı son dakikalarda gelen yine bir kontra golüyle 3-0 kaybetmiş olduk. Bu maçtan çıkarılması gereken en büyük ders ilk golü yememen gerektiği dersidir ki bu durum Doll yönetiminde hala çözüm bekleyen dertlerden birisidir. Ne zaman bu tip golleri minimize edeceğimizi merakla bekliyoruz.


Genel görünümle beraber sahadaki futbolcularda beklediğimiz gibiydi. Sadece bizim takım için değil rakip içinde herkes kendi standartlarında bir maç çıkardı. Takımımdan dikkat çeken isimlere göz atarsam eğer iyi performans olarak üç gol yemesine rağmen yine kaleci Özkan Karabulut diyebilirim. Yediği gollerde hatası yoktu, bunun haricinde fazlada tehlikeli pozisyonlar yaşamadı kalede ama topu eline aldığı zaman takımı hızlı atağa kaldıracak pasları atması uzun senelerdir görmediğimiz kaleci performanslarındandı. Serdar Kulbilge’nin insanı çıldırtan topla geçirdiği zamanlardan sonra ise daha da güzel görünüyor gözüme Özkan. Bunun dışında ise fazla iyi veya kötü yönde dikkat çeken isim olmadı. Belki Serkan Çalık’ın isteği ve iki stoperin kritik birkaç hatası diğer dikkat çekenler olarak değerlendirebilir. İki takımında genel olarak dengede olduğu futbolcu performanslarına bakarak oyunu yönlendiren takımın Fenerbahçe olması ise aradaki kalite farkı ve bunun ortaya koyulması. Bu kadro bu iskeletiyle kaldığı sürece bu tip takımlara karşı oyun hakimiyetinin kimde olacağına rakip takım karar verecektir ileriki maçlarda da bunu göreceğiz. Bu gerçek ne zaman düzeltilecek bu da bizim beklentimiz?